altınoluk köyü otelleri , altınoluk papazlık , altınoluk butik oteller , kazdağı otelleri , edremit Körfezi , papazlık han butik otel , altınoluk oteller
Suya anlatılan güzel bir rüyada huzur arıyorsunuz belki.. Eski zamanların büyülü seslerinde bir parça dinginlik.. Sonsuz mutluluk rüyalardadır. Mavisi solmayan aşklar, büyük maceralar rüyalarda tutar elinizi.. Oysa gerçek bir masal da yaşanır İda eteklerinde, Papazlık’ta...Bu masal ruhunuza şifa verir biraz. Taşlar sırlarını masallara döker. Rüzgar ağıdını, gök tanıklığını masallara söyler. Zeytin ağaçları arasından geçeceksiniz kekik kokularını duyarak. Yeni bir yeşil, yeni bir su bulacaksınız kendinize. Yemişler arasından bir şehre gireceksiniz kayıp medeniyetlerin izini sürerek. O şehrin rengini, avuçladığınız toprağını, havaya savrulan tohumlarını, sularındaki balıklarını unutamayacaksınız... İda doruklarında, yalçın kayalıklarda saygı görmüş Tanrı ve Tanrıçaların dilden dile dolaşan mitolojileriyle aşklar tazeleyecek, antik çağdan bugüne İda’nın efsanevi perdesini aralayacaksınız. İda, yemyeşil çimenlerini Tanrılara kokulu bir yatak olarak sererken, Gargaros doruğunda Zeus ile Hera’nın ilk kutsal evlilik törenlerine mekan olurken; Hera’nın, Athena’nın ve Afrodit’in yarıştığı dünyanın ilk “güzellik yarışması”na da sahne olur. “Papazlıkhan”ın sisli bulutlar içine gömülen odalarında İda’nın gizemli havasını solurken, en güzel olduklarında iddialı olan “Üç Güzellerin” Çoban Paris’ten “altın elma”yı almak için O’na neler vadettiğini öğreneceksiniz. İnsanların mutlu yaşadıkları bu çağlarda, gökyüzünün doruklarında ve bulutların arkasında tanrılar ve tanrıçalar süslü saraylarında büyük bir ihtişam içinde yaşarlardı. Bu tanrı ve tanrıçalar insanların kaderini belirler, bir yandan da onlarla içli dışlı olmaktan çekinmezlerdi. Hatta insanlarla birlikte olur ve bu birliktelikten yarı tanrı-yarı insan çocuklar doğardı. İşte, bu efsaneler diyarı İda’da bugün insanlar hala mutlu yaşıyorlar. Doğal hayatın her türlü nimetini uzun ömür, sağlıklı yaşam ve huzurlu bir ruh ile ispatlarcasına değerlendiriyorlar.izleri de vücudunuzu, zihninizi ve ruhunuzu rahatlatmak için Papazlıkhan Butik Otel’e bekliyoruz.ALTINOLUK KÖYÜ Altınoluk; Güzelliklerin ülkesi... Eski söylencelerde “Çokpınarlar” adıyla anılan Altınoluk, İda/Kazdağı eteklerinde, Edremit Körfezi kıyısında kurulmuş bir belde. Yalnızca kış ve yaz aylarında tatil turizmiyle değil, aynı zamanda üzerinde kurulduğu tarihsel Antandros Antik Kenti’nin kalıntıları ile de kültür turizmi alanında adı anılan önemli bir merkez... 10 bin yıldır uygarlıklara beşiklik eden, Anadolu motifleri, mimariözellikleriyle 450 yıllık Altınoluk, 2800 yıllık Antandros gelenekten geleceğe, geçmişten günümüze bir kent ve yaşam kültürü...Yeşilliğin içine kondurulmuş Rum konakları ve Edremit Körfezi’ni kuşbakışı gören heybetli bir manzara... Geçmişte farklı kültürlere ev sahipliği yapmış eski adıyla “Papazlık” yeni adıyla Altınoluk Köyü bugün Arnavut kaldırımlı sokakları, taş evleri, çeşmeleri ve haremlik-selamlık konaklarıyla klasik bir Türk köyü... Alplerden sonra dünyada oksijeni en bol ikinci yer. Köyün havası oldukça meşhur. Özellikle solunum rahatsızlığı çeken insanların en çok tercih ettikleri yerler arasında ön sırada. Köyün en büyük özelliği, içme suyunun Kazdağı’ndan gelen kaynak suyu olması. Suyu da havası kadar makbul olan bu bölge, heyecan verici bir doğayı da ziyaretçilerin önüne seriyor. Şahinderesi Kanyonu’na giden yol üzerinde buz gibi, kireçsiz, vücuttan hızla uçup gidiveren suyuyla çok sayıda gölcük bulunuyor. Yaz mevsiminde “Bin Pınarlı İda”nın bu gölcüklerinde veya pınarların birinde, ağaçlar gölgesinde yüzerken, mitolojideki nymphelerin fısıldaşmalarını duyacaksınız. Suyu çiçek ve kekik kokulu Dereçatı, Naneli Pınar, Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları gibi etaplarıyla Şahinderesi Kanyonu gezginlere binbir keyif veriyor.Altınoluk Köyü’nde doğal bir yaşamın tadını çıkarırken deniz keyfini de aynı anda yaşamak mümkün. Çünkü deniz köye sadece 2 km uzaklıkta. Tertemiz deniziyle ve güzel kumsallarıyla da Altınoluk, gelenleri her yönüyle mutlu edecek özelliklere sahip. Yakın çevremizde Güre beldesi, Pınarbaşı ve Ağlayan Şelale mesire yerleri, Türkiye’nin ilk özel etnografya müzesinin bulunduğu Tahtakuşlar Köyü, Hasanboğuldu, Sutüven Şelalesi, Akçay beldesi, Ayvalık, Küçükkuyu’da tarihi taş konaklarıyla ünlü Yeşilyurt ve Adatepe köyleri, Başdeğirmen mesire yeri gezip görülebilecek doğal güzelliklerdir. İda/Kazdağı ve çevresi, doğal güzelliği kadar arkeolojik kalıntılar açısından da hayli önemlidir. Behramkale’deki Assos, Altınoluk’ta Antandros, Gargara ve Lamponeia kalıntıları, Burhaniye-Ören’deki antik kent Adramytteion, Ezine yakınlarındaki Nean Neandria kenti, bugünkü Oduniskelesi’nde bulunan Aleksandria Troas, Bayramiç yakınlarındaki Skepsis ve Kebrene kalıntıları bölgenin arkeolojik zenginliğinin en önemlileridir. Dinlenirken aynı zamanda binlerce yıllık tarihin kalıntılarını gezerek tatilinizi çok daha zevkli hale getirebilirsiniz. Altınoluk Köyü’nün zirvesinde bulunan Papazlıkhan Butik Otel, yapıldığı yer itibariyle çok özel bir konumdadır. Odaların hepsi Edremit Körfezi’ni, Ayvalık Adaları’nı ve Midilli Adası’nı kuşbakışı görür. Zirvenin bulutlara gömüldüğü günlerde, Papazlıkhan bulutların üzerinde kalır. Sisler dağılmaya başladığında, İda’nın efsanelerini yaşarcasına güneş ışıklarının arasından su damlacıkları denize akar. Gökyüzündeki yıldızlar elinizle tutacakmışçasına yakın gelir size. Gün doğarken Kazdağı’nın tertemiz havası, Papazlıkhan’ın muhteşem manzara seyriyle müthiş bir dinginlik verir insana günün erken saatlerinde... Papazlıkhan Butik Otel’den içeriye girdiğinizde Ortaçağ’ın mistik havasını solumaya başlarsınız. Beyaz ışığın kullanılmadığı otelde her taraf loştur. Sarı ışık kullanılmış; ruhunuzu, gönlünüzü ve gözlerinizi dinlendirmek adına.. Otelin her yerinde mumlar yanar. Otantik dekorasyonun ilginç detayları gelen konukları şaşırtmaktadır. Odaların ve suitlerin kapıları Paris’in Bastille” hapishanesinin kapılarıyla aynı.. Venedik’ten getirilen duvar süslemeleri, mitolojinin canlandırıldığı çok sayıda tablo ve daha bir çok özel ayrıntı. Papazlıkhan’da konaklayan misafirler, Körfez bölgesinin kendine has zeytinyağlı yemeklerinde sağlık ve lezzet bulurlar. Butik Otel’e özel “Papazlık Kahvaltısı”, içinde konsantre hiçbir şey bulunmayan ürünlerden oluşur. Köy ekmeği, köy tereyağı, çevre köylerden alınan peynir ve yumurta, yöre zeytini, ev yapımı reçel, sucuklu yumurta ve kekikli zeytinyağı... Gün içinde A la cart menü yine Ege mutfağının ve yörenin kendine has yemeklerinden oluşur. İDA DAĞI’NDA DÜNYANIN İLK GÜZELLİK YARIŞMASI Tanrıların katında sevinçli bir telaş vardır. Tüm tanrı ve tanrıçalar ile yakınları bir düğün şöleni için biraraya gelmişler ve tanrılar sofrasında yerlerini almışlardır. Bu tanrılar sofrası insanoğlunun göremeyeceği kadar zengin ve renklidir. Yakışıklı Ganymedes konuklara nektar dağıtmaktadır. Olympos dağındaki bu şölen, güzel deniz kızı Thetis ile ölümlü bir insanoğlu olan Peleus’un düğün törenidir. Bilindiği gibi bu evlilikten Truva Savaşı’nın kaderini belirleyecek olan Akhilleus doğacaktır. Her davette eğlencelerin neşesini bozan kavga ve nifak tanrıçası Eris ise bu düğüne çağrılmamış ve bu nedenle de kendisine yapılan haksızlığa içerlemiştir. İntikam almak için Eris, altın bir elmanın üzerine “En Güzele” diye yazar ve düğün yemeğinin en neşeli anında şölen sofrasının ortasına fırlatır. Birden ortalık karışır. Altın elma, en güzel olduğunu söyleyen tanrıçaların haykırışları arasında durmadan el değiştirir. Sonunda, rakiplerini alt eden üç güzel tanrıça Hera, Athena ve Afrodit baştanrı Zeus’un karşısına dikilerek altın elmayı en güzel olana vermesini ister. Çok zor bir seçim yapmak durumunda kalan Zeus, politik ve ustaca bir manevra ile bu durumdan sıyrılmasını bilir. İda Dağı’nda çobanlık yapan PARİS adlı bir delikanlının güzellikten iyi anladığını ve bu seçimi onun yapmasının daha doğru olacağını sözlerine ekler. Paris’in aslında bir kral çocuğu olduğunu ancak bu gerçeği kendisinin bilmediğini de anlatır. Bu sözlerin üzerine güzeller hiç duraksamadan Olympos’dan İda Dağı’na süzülürler. Akıllı Zeus, karısı Hera’nın hışmından kurtulmuştur. Tanrıçalar Paris’i İda Dağı’nın derinliklerinde, zümrüt yeşili suların başında bulurlar ve bütün ihtişamları ile karşısına çıkarlar. Paris şaşırır, ne olup bittiğini anlayamaz. Altın elmayı Paris’in eline tutuşturan tanrıçalar bunu içlerinde en güzel olana vermesini isterler. Tanrıça Hera, Paris’e elmayı kendisine vermesi karşılığında Asya Krallığını ona vermeyi vaad eder. Bunun üzerine Athena’da sonsuz akıl ve başarı vaadinde bulunur. Afrodit ise dünyanın en güzel kadını sayılan Spartalı Helena’nın aşkını vereceğini söyler. Afrodit’ten çok etkilenen Paris duraksamadan elmayı ona verir. Afrodit hayatından memnun, diğer iki tanrıça ise Paris’e lanet ederek İda Dağı’ndan ayrılır ve ziyafet sofrasına dönerler. Bu olaydan sonra Paris hep Helena’yı düşünür. Sonuçta karısı Oinone’yi ve İda Dağı’nı terketmeye karar vererek Truva kentine iner. Truva Yıkılıyor Paris, Helena’yı almak üzere Sparta’ya gider ve Helena’yı görür görmez aşık olur. Helena’da Paris’ten etkilenir. Paris ve Helena çaresiz Truva’ya kaçarlar. Karısının zorla kaçırıldığını düşünen Menelaos, Helena’yı almak üzere yüzlerce filodan oluşan büyük bir Yunan ordusu ile Troia’ya doğru yola çıkar ve 10 yıl süren Truva Savaşı’nı başlatırlar. Truva’ya sahip olmak için yıllardır fırsat kollayan Yunan Kolonilerine Kral Agamemnon komuta etmektedir. Topuğu dışında hiçbir yerine ok işlemeyen yenilmez savaşçı Akhilleus’da sonsuz şan elde etmek için Myrmidonları ile birlikte savaşa katılır. Truva Kralı’nın oğlu Hektor, tüm Yunan krallarının hayranlığını kazanmış başarılı bir savaşçı ve ülkesini seven güçlü bir komutandır. Truva surlarının gücü de buna eklenince Truva alınamaz ve yıllar boyunca savaştan bir sonuç elde edilemez. Bunun üzerine Odysseus, kıvrak zekası ile Truva Kalesi’ni ancak bir savaş hilesi sayesinde alabileceklerini düşünür. Plan gereği Akha ordusu, devasa bir “Tahta Atı” Truvalılara hediye olarak sunduktan sonra, savaşı artık bırakıp evlerine dönecekleri izlenimi yaratırlar. Truvalılar hediyenin Tanrılara adandığını düşünerek kabul ederler. Gece herkes uyuduğunda, tahta ata gizlenen Akha askerleri atın içinden çıkarak, diğer askerlerin içeri girmesini sağlar, kaleyi ele geçirir ve kenti yağmalarlar. Bu saldırıdan kurtulan Paris ve Helena, İda Dağı’na kaçarak saklanırlar. Bundan sonra Paris tekrar çobanlık yaparak Helena ile birlikte İda’da yaşar. KAZDAĞI MİLLİ PARKI Kazdağı Milli Parkı; Türkiye’nin 34 milli parkından bir tanesidir. Kazdağı eko sistemi, ülkemizin en zengin bitki (flora) ve hayvan (fauna) varlığını barındıran doğal alanlardan birisidir. Örneğin Kazdağı Göknarı bunlardan en ünlü olanıdır. On yıl süren Troya Savaşı’nın sonunda kurnaz Odysseus’un bu ağacın kerestesinden yaptığı tahta at ile Troyalıları aldattığı ve kentin düşmesini sağladığı anlatılır. Bu nedenle endemik Kazdağı Göknarı “Troya Çamı” olarakta isimlendirilmektedir ve 1988’de çıkarılan bir yasa ile koruma altına alınmıştır. Bunun yanısıra ender bulunan bitki türleri ve şifalı otlar da bilim dünyasında önemli bir araştırma konusudur. 101 familyaya ait yaklaşık 900 çeşidin kayıtlı olduğu Kazdağı florasında, 23’ü yalnızca bu dağa özgü olmak üzere en az 68 ülke çapında nadir bitki yer almaktadır. Hayvan varlığı olarakta çok zengin olan Kazdağı’nda çok çeşitte canlı yaşamını sürdürmektedir. Günümüzde ayı, domuz, geyik, çakal, tilki, karaca, yaban kedisi, tavşan, sincap, yarasa, porsuk, sansar, su samuru gibi çok çeşitli yaban hayvanları Kazdağları’nda yaşamaktadır. Yaban domuzu populasyonu çok fazla olduğundan bu bölge bir av cennetidir. Av turizmi izin belgeli acentalar tarafından avcılık sadece yaban domuzu, çakal ve tilki avlamak suretiyle yapılmaktadır.1993 yılında, Kazdağı’nın Edremit Körfezi’ne bakan yüzündeki 25 km’lik bölümü “Milli Park Alanı” ilan edildiği için buradaki doğal yaşam alanları da böylece koruma altına alınmıştır. Balıkesir’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk beldesi’nde bulunan Papazlıkhan Butik Otel’e karayolu, havayolu ve deniz yoluyla ulaşılabilir. Balıkesir’e 125 km, Çanakkale’ye 100 km, İzmir’e 250 km, Ankara’ya 630 km ve İstanbul’a 470 km mesafededir. Edremit Körfez Havaalanı’na 30 km uzaklıkta olan Papazlıkhan Butik Otel’e, Atlasjet’in Körfez Havaalanı’na düzenlediği uçak seferleri ile İstanbul’dan 1 saatte ulaşabilirsiniz. Körfez Havaalanı yakın bir zamanda AB standartlarında uluslararası hava trafiğine de açılacaktır. Çanakkale Havaalanı ise yaz kış haftanın 6 günü çalışmaktadır ve Papazlıkhan’a 85 km’dir. Bandırma-Yenikapı arasında çalışan hızlı feribot ile Altınoluk-İstanbul arası 5 saattir. Ayrıca Altınoluk’un limanı yatçıların uğrak yerlerindendir. Deniz yoluyla da Papazlıkhan’a ulaşabilirsiniz.Otelimiz Turizm Bakanlığı Onaylıdır.
You may be looking for peace of mind in a beautiful dream told to the water…A little tranquility in the magic sounds of old times …The eternal happiness is found in the dreams. Love affairs with never fading blue, big adventures hold your hand in your dreams…While a true legend is lived at the trails of Ida, at Papazlık… This legend heals your soul a little…. The stones tell their secrets to legends. The wind’s elegy, the sky’ witnesses are told to the legends. You shall advance through the olive trees smelling the scent thymes. You shall find fresh green, fresh water. Passing through the fruit trees, you shall enter a city trailing the lost civilizations. You shall not forget the color of that city, the earth that you have touched, its seeds thrown into the air, its fishes in its waters...You shall refresh your love with the mythologies of the worshipped God and Goddesses, at its steep rocks, at the summits of Ida; you shall open the legendary curtain of Ida from the antique ages until today. Ida, while spreading its green grasses as a perfumed bed for the Gods, hosting the initial marriage ceremony of Zeus and Hera at the summit of Gargaros; becomes the scenery of the “first beauty contest” of the world where Athena and Aphrodite have competed. In the rooms of “Papazlıkhan” nestled in the hazy clods, while breathing the enigmatic air of Ida, you shall learn what the “Three Beauties”, each one claiming to be the most beautiful, have promised “the Shepherd Paris” to win the “golden apple” from him. At those ages when people lived happily, at the summits of the sky and behind the clouds the gods and goddesses lived in a great splendor in their pompous palaces. These gods and goddesses determine the destiny of the humans, on the other hand would not refrain from being intimate with them. They would even be with humans and half-god half-human creatures would be born from these unions. Now, people still live happily in Ida, the land of myths. They enjoy all the blessings of the natural life in a manner to prove it with long life, health living and peaceful soul. We are waiting for you at Papazlıkhan Boutique Hotel to make you’re your body, your mind, your soul feel better.ALTINOLUK VILLAGE (PAPAZLIK)
Altınoluk; The land of Beauties...Altınoluk, which has been called as “Çokpınarlar” in the old legends, is a town established at the foot of İda/Kazdağı, on the coast of Edremit Gulf. It is an important center which is renowned not only in the winter and summer months with its holiday tourism, but also in the area of cultural tourism with the historical ruins of the Antique City of Antandros on which it has been built...Altınoluk, hosting civilizations since 10 thousand years, with the Anatolian patters, its architectural features, 450 years old Altınoluk, 2800 years old Antandros is a city coming from the tradition reaching out to the future and from the past to our day, a town and life culture...The Greek mansions nested in the foliage and a magnificent view looking to the Gulf of Edremit from a bird’s eye view... The village of Altınoluk, “Papazlık” with its old name which has hosted different cultures in the past today with its rough cobblestone pavements, stone houses, fountains, and mansions with haremlik-selamlık(section reserved for women-men) sections is a classical Turkish village... It is the second place in the world after the Alps to have the highest oxygen level. The air of the village is quite well-known. It is in the first rank among the most preferred places by the people who have respiratory problems. The greatest feature of the village is the village’s drinking water which is the natural spring water coming from Kazdağı. This region which has waters as ideal as its air, displays an exciting nature to its visitors. There are many small lakes with ice cold, limeless waters which are fast evaporating from the skin on the road to Şahinderesi Canyon. In summer, while swimming under the shadows of the trees in the small lakes or in one of the springs, you shall hear the nymphs of the mythology whispering. Şahinderesi Canyon, with its flower and thyme smelling water through the stages of Dereçatı, Naneli Pınar, Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları provides thousand and one pleasures travelers.While enjoying the pleasures of natural life in Altınoluk Village it is also possible to enjoy the pleasures of the sea at the same time. Because the sea is only at 2 km distance to the village. With its pure sea and beautiful beaches Altınoluk, with all his aspects, has all the qualities to satisfy the visitors. In our immediate surroundings, the town of Güre, Pınarbaşı and Ağlayan Falls promenade spot, Tahtakuşlar Village where the first private ethnography museum of Turkey is located, Hasanboğuldu, Sutüven Fall, Akçay town, Ayvalık, Yeşilyurt and Adatepe villages in Küçükkuyu, famous for their historical stone mansions, Başdeğirmen excursion spot are places of natural beauty worth visiting and seeing. İda/Kazdağı and its surrounding, as much as for its natural beauty are important for its archeological ruins. Assos in Behramkale, Antandros, Gargara and Lamponeia ruins in Altınoluk, the antique city of Adramytteion in Burhaniye-Ören, the city of Nean Neandria in the vicinity of Ezine, Aleksandria Troas which is in today’s Oduniskelesi, Skepsis in the vicinity of Bayramiç and the relics of Kebrene are the most important features of the regions’ archeological richness. While you are resting, you can make your vacation much more enjoyable by visiting the relics a history of thousands years. Papazlıkhan Boutique Hotel, located at the summit of Altınoluk Village has a very special position regarding the place it was constructed. All the rooms overlook the panorama of Gulf of Edremit, the Islands of Ayvalık and Midilli Island . At days when the summit is wrapped with clouds, Papazlıkhan stands above the clouds. When the mists start to disperse, as it lives the legends of Ida, the water drops flow to the sea from the sunlight. The stars in the sky seem as close to make you feel you can touch them with your hand. When the sun dawns the pure air of Kazdağı, with the magnificent view from Papazlıkhan provides the feeling of perfect serenity in the early hours of the day...When you enter Papazlıkhan Boutique Hotel, you start to breathe the mystic air of the Middle Ages. In the hotel, where white light is not used, the lights are dim everywhere. Yellow lights have been used, to provide serenity to your soul, heart and eyes.. . Candles are lit everywhere in the hotel. The interesting details of its authentic interior decoration amaze the guests who arrive. The doors of the rooms and the suites are the same as the doors of Bastille prison of Paris.. The wall ornaments brought from Venice, many paintings where mythology is depicted and other many special details. The guests stopping at Papazlıkhan discover taste and health in the pure olive oil dishes special to the Gulf area. “Papazlık Breakfast” special to Boutique Hotel consists of products which do not contain any concentrated product. Village bread, village butter, cheese and eggs taken from the villages in the neighborhood, olives of the region, homemade jam, eggs with spicy beef sausage and olive oil with thyme... The a la carte menu served during the day, again consists of dishes special to the Aegean cuisine and to the region.THE FIRST BEAUTY CONTEST OF THE WORLD AT MOUNT IDA There is a joyful excitement at the level of the gods.All gods and goddesses and their kin have gathered for a wedding banquet and have taken their place on the table of the gods. This table of gods is too rich and colorful for a human to see. The handsome Ganymedes is distributing nectar to the guests. This banquet held at Olympos Mountain is the wedding ceremony of the beautiful mermaid Thetis and of Peleus who is a mortal human. As it is known, Akhilleus, who shall determine the fate of the Trojan War, shall be born from this marriage.Whereas Eris, the goddess of strife and quarrel, who spoils the cheer of all entertainments has not been called to this wedding and consequently is resentful of the injustice made to her. In order to take her revenge, Eris writes “To the most beautiful one” on a golden apple and throws it on the table at the merriest moment of the wedding banquet. Suddenly trouble breaks out. The golden apple, among the shouts of the goddesses, claiming to be the most beautiful, starts ceaselessly to change hands. Finally, the three beautiful goddesses who surpass their rivals Hera, Athena and Aphrodite stand in front of the king of gods Zeus and ask him to give the apple to the one who is the most beautiful. Having to make a very difficult choice, Zeus, with a political and skillful maneuver manages to evade from this situation. He adds to his words that a young man called Paris who is shepherd at the Mount Ida is a connoisseur on beauty and that it would be more appropriate for him to make this choice. He also tells that Paris is the son of a king, that however, he was not aware of it. Upon these words, the beauties immediately glide from Olympos to Mount Ida. Clever Zeus has managed to escape from his wife’s wrath.The goddesses find Paris in the depths of Mount Ida beside the emerald green waters and appear in front of him in all their glory. Paris is surprised and cannot understand what has happened. The goddesses, putting the golden apple in Paris hands, ask him to give it to the most beautiful of them.The goddess Hera, in return for giving her the apple, tells Paris that she will give him the Kingdom of Asia. Upon this, Athena promises endless wisdom and success. Whereas Aphrodite tells that she shall give the love of Helen of Sparta who is regarded as the most beautiful woman of the world. Paris, who so was impressed by Aphrodite without hesitating gives her the apple. Aphrodite, pleased with herself, the other two goddesses damning Paris leave the Mount Ida and go back to the banquet. After this event Paris continuously thinks about Helen. Finally, deciding to leave his wife Oinone and Mount Ida descends to the city of Troy. troy is Demolished Paris, in order to take Helen goes to Sparta and as immediately falls in love as he sees her. Helen is also impressed by Paris. Paris and Helena desperately flee to Troy. Menelaos who thinks that his wife has been forcefully abducted, by force, sets sail with a great Greek army consisting of hundreds of fleets towards Troy and the Trojan war which shall last 10 years has started. King Agamemnon is commanding the Greek Colonies which, for years, have looked for an opportunity to possess Troy. King Akhilleus, the invincible warrior who can be wounded with an arrow from nowhere else but from his heel, joins the war with his Myrmidons in order to obtain eternal glory. Hector, the son of the King of Troy, is a successful warrior and a powerful commander who had won the admiration of all the Greek kings and who loves his country. Adding the strength of the Troy city walls to that, Troy could not be taken and for many years a result could not be obtained from the war. Whereupon Odysseus, with his quick-wit, thinks that they could take hold of the Castle of Troy only through a war ruse. According to the plan, the Akha army, after presenting a gigantic “Wooden Horse” to the Trojans as a gift, creates the impression that they shall stop the war and return home. The Trojans, thinking that the present is dedicated to the Gods accept it. At night, while everybody was sleeping, coming out of the wooden horse where they were hiding, the Akha soldiers take the other soldiers in, seize the castle and pillage the city. aris and Helena, who escape this attack flee to the Mount Ida and hide there. After that Paris becomes again a shepherd and lives with Helen at Ida. Kazdağı National Park; is one of the 34 national parks in Turkey. The ecosystem of Kazdağı is one of natural areas giving shelter to the richest plant (flora) and animal (fauna) property of our country. For instance the Fir of Kazdağı is the most famous among them. At the end of the Trojan War which lasted 10 years, it is told that it is with a horse made from the wood of that tree that shrewd Odysseus had deluded the Trojans and had seized the city. Consequently, the endemic Fir of Kazdağı is also named as “Troya Pine” and it is under protection with a law enacted in 1988. In addition the rare plant species and healing herbs are also an important subject of research. In the Kazdağı flora where 900 varieties belonging to 101 families are recorded, there are 68 countrywide rare plants 23 of which are special to only this mountain. At Kazdağı which is also rich in fauna, many varieties of animals are living. Nowadays, wild animals of many varieties such as bear, pig, deer, jackal, fox, roebuck, wild cat, rabbit, squirrel, bat, badger, weasel, otter live in the Kazdağı Mountains. As there is a large population of boars, the region is a heaven for hunting. Hunting tourism is made through authorized agencies having authorization certificate by only hunting wild boar, jackal and fox As a section of 25 km on the side of Kazdağı looking to the Gulf of Edremit has been declared as “National Park” in 1993, the natural life there is thus under protection. You can reach Papazlıkhan Boutique Hotel which is located in the town of Altınoluk connected to the Administrative District of Edremit in the province of Balıkesir by motorway, airway and sea. It is at 125 km distance to Balıkesir, at 100 km to Çanakkale, at 250 km to Izmir, at 630 km to Ankara and at 470 km to Istanbul. You can reach from Istanbul in 1 hour Papazlıkhan Boutique Hotel which is at 30 km distance to Edremit Körfez Airport with the flights operated by Atlasjet to the Körfez Airport. Körfez Airport shall soon open up to international traffic in EU standards in the near future. Çanakkale Airport operates 6 days a week in summer and winter and is at 85 km. distance from Papazlıkhan. With the fast ferry operating between Bandırma-Yenikapı the distance between Altınoluk-Istanbul is 5 hours. Furthermore, Altınoluk harbor is a place of call for yachtsman. You can also reach Papazlıkhan by sea. Our Hotel is Certified by the Ministry of Tourism.